Aralık 1, 2022
şuradan Gayrneşriyatı
189 görüntüleme

Zira hakîkat, aklın ve aklın etkinliğinin mükemmelliğini gösterir. Bununla birlikte, O’nun cevheri Tanrısal kavrayıştır; ve kavrayış eylemi, bizzat O’nun mahiyetinden olduğundan, Tanrısal mahiyetin mükemmel olduğu gibi bizatihi mükemmeldir, herhangi bir ilave mükemmellikle değil, bilakis bizatihi mükemmeldir. Şu halde geriye ilahî tözün hakikatîn kendisi olduğu sonucu kalır.

Hakîkat, nesnelerde değil de akılda mündemiç olsa da bazen bir şey kendi tabiatının bilfiilliğini hakkıyla elde ettiği için hakîkat olarak adlandırılmaktadır. Bu nedenle Filozof (Aquinas burada Aristo’dan değil İbni Sina’dan bahsediyor), bir şeyin doğruluğunun, söz konusu şeyin ne olduğu, hakikâti, onu olduğu hâl üzere kılan gerçekliği olarak tanımladığı varlığının bir özelliği olduğunu söyler, nitekim böylesi bir şey doğal olarak kendisiyle ilgili sahih bir izlenim yaratmaya meyilli olacaktır ve ilâhî zihinde kendisiyle ilgili sahih bir fikri ifade edecektir. Ama Tanrı kendi özüdür: bu nedenle, ister aklın hakikatinden ister nesnenin hakikatinden söz edelim, Tanrı bizzatihi öz hakikati oluşturur.

Rabbimizin kendisi tarafından dile getirilen sözleri de bunu tasdik ediyor: Yol, gerçek ve yaşam Ben’im. (Yuhanna 14:6)




Kaynak: Gayrnesriyat.substack.com